|
|
Gezi Türkiye
|
|
Dinlenme, Başarıya Giden Yoldur
|
|
İş dünyasında başarıdan başarıya koşarken hızlı adımlarla yolumuza devam ediyoruz. Her işletmenin kendisine göre başarısı ve bu başarısını koruma arzusu var. Ancak bu yolda ilerledikçe belli bir süre sonra nefesimiz azalmaya başlar. İş temposu ile birlikte stres ve sorumluluklar artar.
Sürekli aynı tempoda koşmak, aynı verimliliği göstermek zor hatta imkansızdır. Mutlaka arada bir dinlenip, enerji toplamalıyız.Dinlenme sonrasında yapılan çalışma daha az baskı ve daha geniş açısı ile olaylara bakmamızı sağlar.
Ancak ne zaman dinleneceğiz? Dinlenmek için veya bir yerlere gitmek için yıllık tatili mi beklemeliyiz? Ben hayır dedim. Ve şu şekilde bir hesap yaptım. Her sene yılda bir veya iki kere izin kullanıyordum. Kendi işimi yaptığım için bu izinler 1 haftayı genelde aşmıyor. Bütün yıl bu izinleri beklemek sıkıcı ve bu haftalar da yapmak istediklerimin az bir kısmını yapabiliyordum. Sonra düşündüm ki yılda 52 hafta sonu var. Neden bu hafta sonları gezip görmeyeyim dedim. Taksim'e, Boğaz'a gitmek için yolda 2-3 saat kaybettiğim oluyordu. Üstelik trafik stresi ile. Sonra bir motosiklet aldım. Hafta sonları 2-3 saatlik seyahatlerle doğa içine daldım.
Bugün yılda ortalama yaklaşık sadece hafta sonlarını içeren 30'a yakın gezi yapıyorum. Her hafta tazeleniyorum. En verimli günüm ise Pazartesi. Çünkü bedenimi, zihmini doğaya kaçarak tazeliyorum. Türkiye'nin güzelliklerini görüyor zaman zaman kampımı kuruyor ve vahşi doğaya tanık oluyorum. Ve ulaşmak istediğim bu yerlerin tümü boğaza gitmek için tükettiğim trafikteki zamanla neredeyse eş değer.
Bunların sonucunda hafta içi ise çok daha verimli çalışma yapılabiliniyor. Çalışma saatleri içinde zamanı daha iyi kullanıyor, 8 saatlik çalışma zamanını daha yüksek verim ile kullanılıyor. Yorgun veya dinlenmemiş iken başlanan haftada günlük çalışma mesaisinin verimi, enerji sahibi iken yapılan çalışmanın yarı verimliliğinde olabiliyor. Üstelik bunların sonucunda daha az yapabiliyor ve artan iş yükü altında daha çok stres altına girilebiliniyor. Hafta sonu yorgunum evde kalıp, dinleneceğim aldanmasını yapmayın. Çünkü ortam değiştirmeniz, bol oksijeni çiğerlerinize doldurmanız, gezerken derenin suyuna ayaklarınıza sokmanız daha büyük dinlenmenize sebep olacaktır. Üstelik bunları çok da uzakta aramaya gerek yok. İstanbul'da bile 70-80 KM mesafede bile doğanın içine yolculuk yapabiliyorsunuz. Dinlenmeye vakit ayırmak, zaman kaybı değil zaman kazancı anlamına geliyor. Ancak bunun içinde bunu alışkanlık haline getirip, enerji toplamayı kısa sürelerde olsa sık sık yapmak gerekiyor. Tercihim genelde şehirden kaçmak yönünde. Doğa içinde şehir karmaşasından uzaklaşarak temiz hava, sessiz ortamı görmek ve doğayı tanımak ruhumu çok daha fazla sakinleştiriyor. Diğer bir yandan da zaman zaman 20 KM'yi bulan yürüyüşlerle sporu yaparak vücudumun da zinde kalmasını sağlayabiliyorum. Bu grupda ağırlıklı olarak Marmara Bölgesinde yaptığım gezilerin tanıtımlarını ve ayrıntılarını vereceğim. Sağlıcakla Kalın,
Murat Şahin
|
|
|
YAZILAR
|
Tüm Yazılar
|
|
Sonbahar'da Yedigöller
|
|
Ağva Pınarlı Köyü-Bağıranlı (Nisan 2007)
|
|
İnönü Yaylası (Nisan 2008)
|
|
Bolu Aladağlar
|
|
Erikli Şelalesi ve Yaylası (Mart 2008)
|
|
|
FOTOĞRAFLAR
|
|
|
|
|
|
MESAJLAR
|
Tüm Mesajlar
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|